Marka & Mobil App’te zirve: Gucci

Marka, lüks, mobil uygulama kombininde şampiyonluk kupası Gucci’nin hakkı! Buna kimsenin itirazı olmayacaktır. Bir markanın app’ının nasıl olursa tüketicinin ilgisini çeker, markasına dair bilgi verir, uygulama içinde vakit geçirtir, uygulama sonrasında da etkisi devam eder; bütün bunların örneğini görmek için Gucci App‘ı telefonunuza yüklemenizi öneririm.

Neden mi? Çünkü kuru kuru koleksiyonunu göstermekten çok öteye geçiyor Gucci. Virtual try-on AR (Augmented Reality / Artırılmış Gerçeklik) ile ayakkabılarını, güneş gözlüklerini ve bir çok ürününü deneyebiliyorsunuz. Vasat bir deneme de değil bu, Gucci Sneaker Garage’ı (Arcade tab’i altında) deneyince göreceksiniz.

Arcade tab’inde gaming ile ürünlerini ve Gucci ikonlarını ustalıkla biraraya getiriyor. Örneğin Bloom parfümlerini celebrity’nizi seçerek oynadığınız bir oyunla deneyimliyorsunuz. Gucci’nin uğur böcekleri de başka bir oyunun teması.

Bunun yanı sıra daha bir çok eğlendirici uygulama var Gucci app içinde. Örneğin wallpaper’lar arasından beğendiğinizi telefonunuza ekran arka planı yapabilirsiniz. Gucci rujlarının renklerini AR teknolojisi ile dudaklarınızda görebilirsiniz. Gucci’nin yeni koleksiyonları hakkında (kısa ve boğmayan) bilgi alabilir, ürünleri inceleyebilirsiniz.

ÖNGÖRÜ

Aslında Gucci’nin nihai amacı kıyafetlerini satmak değil mi? Lakin app’ta göreceksiniz ki kıyafetler asla ön planda, gözünüze sokulmuş şekilde değil, aralara serpiştirilmiş halde görüyorsunuz. Uygulamayı kullanan tüketicisi, potansiyel tüketicisi, marka severi ve/veya imrenicisi diyelim; uygulama içinde gezerken markaya ait üründen çok daha fazla şeyle karşılaşıyor. Ve kesinlikle eğleniyor! Oyunlar oynuyor, beğendiği ürünleri deniyor, Gucci’nin çalma listelerini ve podcast’lerini dinleyebiliyor, DIY (Do-it-yourself / Kendin Yap) kısmında ürünleri kendi zevkine büründürebiliyor, defileleri izleyebiliyor, ‘Gucci Garden’ ile Gucci atmosferinde sanal bir gezintiye çıkabiliyor, indirdiği ekran arka planı ile sonrasında da etkileşime devam ediyor. Apple Store’da uygulama sayfasına gittiğinizde kullanıcının uygulamayı ne kadar sevdiğini ve methiyelerde bulunduğunu göreceksiniz.

Sizce kaç marka bu kadar başarılı bir uygulamaya imza atabiliyor?

Marka yöneticileri için şapkayı önüne koyup düşünme vakti! Marka için tasarladığınız uygulamanızın amacı ne: Sadece ürün ve hizmetleri tanıtmak, satış yapmak mı? Kullanıcının deneyimine bir anlam, fark katıyor mu? Markaya duyulan sevgi ve bağı güçlendiriyor mu? Kullanıcının uygulama içinde daha uzun süre kalmasını teşvik ediyor mu? Pandemi ile gelen hastalanma, sevdiklerine bir şey olma korkusu, ekonomik sıkıntılar, evden çalışma düzeninin getirdiği zorluklar, geleceğin belirsizliği ve benzeri, 2020’nin zorlayıcı dinamiklerinde mutlu anların özlemini çeken tüketiciye nefes aldırıyor, eğlendiriyor, anlık bile olsa onu zorlu hayat şartlarından çekip çıkarabiliyor mu? Bu sorulardan birine bile cevabınız ‘Hayır’ ise uygulamanızı iyileştirme vakti için ziller çalıyor demektir!