Güncel Trendler & Öngörüler

Araçsız Şehirler: ‘Car-Free Blocks’ Trendi

Belçika’nın güzel yöreleri Ghent ve Brugge’ü gezdiğimde şehrin içinde ne kadar çok alanın araç trafiğine kapalı olduğunu görmüş, yaşadığım şehir, İstanbul’da bırak sokakta araba olmamasını, kaldırımlara dahi çıkan arabaları düşünüp iç geçirmiştim. Avrupa’nın bir çok şehri: Barselona, Amsterdam, Brüksel, Oslo, Helsinki, Paris şehir içinde seçili bölgelerde alanlara araçların girmesini ve park etmesini yasakladı.

Ghent, Belçika

Trafiğe kapalı, sadece yayanın ve bisikletlilerin kullanımına açık alanların şehre bir çok faydası var. Örneğin Ghent’te öncesinde trafiğe açık olan alanlarda insanların araçların CO2 salınımından ve trafik uğultusundan rahatsız oldukları için cafelerde dış mekan masaları tercih etmediği, iç mekanda oturmak istemeyenlerinse cafelere girmediği gözlemlenmiş. Şehir merkezinin araç trafiğine kapatılması hem bireylerin sosyalleşmesine ve esnafın işlerine olumlu katkıda bulunmuş.

Bir diğer fayda ise şehir sakinlerinin bir çok rotaya aracı ile girememesinden dolayı, araba sahibi olmaktan eski faydayı alamayarak araçlarını satıp, toplu taşımaya, bisiklete veya paylaşımlı araç sistemine geçmeleri olmuş. Araçların karbon izinin doğaya zararını göz önüne alınca Ghent’teki araç kullanımının %55’ten %27’ye düşmüş olması iklim değişikliğine karşı kazanılmış bir zafer sayılmaz mı?

Üstelik trafiğe kapatılan alanların yürüyüş yapılabilecek parka, piknik yapılabilecek ağaçlık alana veya sosyal aktivite merkezine dönüşmesi halkın sağlığına ve psikolojisine olumlu yansıyarak, bireylerin yaşam kalitesini yükseltiyor.

Şehirlerdeki araçsız alanlar trafiği, gürültüyü ve CO2 salınımını azaltırken, insanların iyi yaşam kalitesini yükseltiyor.

Bu konuda en başarılı şehir uygulamalarından biri: Barselona! 2016’da başlattıkları araçsız ‘Superblock’lar, çok yakında şehir merkezindeki 21 sokağı daha kapsayarak 33.4 hektarı daha yayaların kullanımına açacak. Barselona araç trafiğine kapanacak sokakları ağaçlarla donatarak hem şehrin yeşilliğine katkıda bulunacak hem sokaklarda dolaşanlar için ağaç gölgesi ile serinlik katacak hem de şehre daha fazla oksijen kazandıracak. Keşke güzel Türkiye’mizin eşsiz şehirlerinde de benzer uygulamaları sıkça görsek, değil mi?

”Amerika’da -araç sayısının 8 katına denk- 2 milyar araçlık otopark alanı mevcut. İhtiyaç dışı otopark alanları konaklama, sosyalleşme ve yeşillendirme ile halka ve doğaya faydaya dönüştürülebilinir.”

MEHMET KEREM TAŞ
TÜRKIYE YAPAY ZEKA İNISIYATIFI’NIN DÜZENLEDIĞI ‘OTOMOTIV VE YAPAY ZEKA’ KONUŞMASINDAN ALINTIDIR.

ÖNGÖRÜ

Pandemi esnasında Covid-19 buluşma riskinin daha fazla olması sebebiyle toplu taşıma kullanımı azalırken; küçük araçların satışı arttı. Yakın mesafelere açık havada yürüyerek gitmek tercih edilir oldu. Er ya da geç pandemi bitip de günlük hayatlarımıza döndüğümüzde toplu ulaşım tekrar hareketlenecek. Lakin kapalı alanda, yakın mesafeli insan yoğunluğu, salgın döneminin ‘duygusal kalıntısı’ olarak huzursuz hissettirecek. Dolayısıyla salgın sonrasında daha ferah alanlarda, otomobil, otobüs, tramvay, metro gibi toplu ve binek araç trafiğinden bağımsız istenilen yere ulaşabilmekte: yürüme ve bisiklet alanlarına ihtiyaç artacak.

Pandemi sonrasında ortaya çıkacak bu ihtiyacı öngören ve aksiyon planlayan şehirlerden biri: Londra. Londra metro ağı günde 2 milyon insanın ulaşımını sağlıyor. Bu yoğunluğun bir kısmının yürüme veya bisiklet alternatiflerine kaydırılması şart. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan özellikle iş insanlarının rotası olan finans bölgesinde araçsızlaşmayı başlatacaklarını belirtiyor. Buna ek olarak ‘London Cycling Campaign’ gibi platformlar Londralıları bisiklet kullanmaya teşvik etmek için kolları sıvamış durumda.

Londra’nın vızır vızır işlek caddesi Oxford Street için Camille Walala’nın araçsız, yaya alanı tasarımı

Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

Elon Musk ve Uzay Turizmi

Elon Musk’ın Mars’ta yaşam vizyonunda 2050’de 1 milyon insanın temelli yerleşimi bulunuyor. Bu vizyonun ilk adımı dünya atmosferini replike eden cam fanus içinde yerleşim olarak öngörülüyor. Vizyonun en uzak ucunda ise ‘Mars terraform’ bulunmakta; Mars’ta yaşam şartlarının herhangi bir koruma gerektirmeden dünya canlılarının yaşamına elverişli olması. Musk, Mars’ta yaşamın bu mümkünlükte olmasına kendi ömrünün muhtemelen yetmeyeceğini de üzülerek belirtiyor.

Elon Musk’ın Twitter’da @astronomiaum’a verdiği cevap – 18 Kasım 2020

10 Kasım günü NASA’dan SpaceX (ve de insanlık:) için müthiş bir haber geldi: NASA Falcon 9 ve Crew Dragon’u ‘insan taşımacılığına uygun ticari uzay sistemi’ olarak sertifikalandırdı. Defalarca kullanılabilir olma özelliği ile Falcon 100. seferini geride bıraktı.

Araç tek seferde Mars’a 100 yolcu veya 100 ton kargo taşıyabiliyor. İlk seferinden itibaren Mars’a insan taşımış olduğunu varsayarsak, 10.000 sivil çoktan Mars’a ayak basmış olacaktı. Düşüncesi bile çok etkileyici değil mi?

ÖNGÖRÜ

UBS’in öngörüsüne göre uzay endüstrisinin 2030’daki büyüklüğü 805 Milyar $ olacak. Endüstrinin bireye yönelik uzantısında 3 Milyar $ sektör öngörüsü ile yepyeni bir iş modeli parıldıyor: Uzay Turizmi

Uzay turizmi veya başka bir deyişle uzaya yolcu taşımacılığında rekabet üç büyüklerin elinde: Elon Musk (Space X), Sir Richard Branson (Virgin Galactic) ve Jeff Bezos (Blue Origin)

Lider şüphesiz NASA ticari uzay taşımacılık sertifikası ile Space X.

Virgin Galactic‘in iş modelinde suborbital / yörünge altı yolcu uçuşları öne çıkıyor. Bu uçuşlarda yolcu sadece atmosferden dünyanın etkileyici manzarasını görmekle kalmıyor, dakikalarla sınırlı olsa da yer çekimsiz ortam deneyimi de yaşayabiliyor. 2021 için planlanan yolculuğun biletleri 250.000 $’dan satışa çıktı ve 600 yolcu 80 Milyon $ depozit ödeyerek rezervasyonlarını yaptırdılar bile!

Jeff Bezos cephesinde, Blue Origin, SpaceX’e rakip olarak yörünge uçuşlarında New Glenn ve Virgin Galactic’e rakip olarak yörünge altı uçuşlarında New Shepard’la ben de uzayda varım diyor. Şu anda New Shepard aktif olarak yörüngeye kargo taşıması yapabilmekte. Amaçları arasında yolcu taşımacılığı da var. Lakin tarih öngörüsü ‘yakın zamanda’dan ibaret.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

‘Bana özel’ Makyaj Malzemesi L’Oréal ile Mümkün!

Şirketlerin teknolojik gelişmelerini gözler önüne serdiği, Las Vegas’ta gerçekleşen CES 2020 fuarında L’Oréal yeni ürünü Perso’yu lanse etmişti. L’Oréal Perso Time’ın her sene yayınladığı, ‘Yılın En İyi 100 İcadı‘ listesinin 2020 versiyonunda kendine yer buldu.

L’Oréal Perso‘nun Time’ın ‘2020’nin En İyi 100 İcadı’ listesinde yer almasının haklı inovatif sebepleri var. Kahve termosuna benzeyen tasarım, kullanıcısına özel ruj, fondöten gibi cilt bakım ve kozmetik malzemesi üretebiliyor. Bunun için tek ihtiyacı: Selfie! Ürünün mobil uygulaması ile çektiğiniz selfie üzerinden Perso yapay zekayı kullanarak cildinizin özelliklerini ve ihtiyaçlarını belirliyor. Buna ek olarak kullanıcı da üründen beklentisini: Cilt kuruluğu, lekelenme karşıtı vb sisteme kaydediyor. Yapay zeka sisteminin beni en hayran bırakan tarafı ise Breezometer ve geo-tech ölçümleri ile hava durumunu, nem, kuruluk, güneş ışınlarının UV seviyesi gibi faktörleri ölçüp, size özel ürün hazırlanmasında değerlendirmeye katması. Perso’nun bulguları ve kullanıcının tercihleri sonucunda ise kişiye özel krem/ruj/fondöten günlük dozda kullanıcı için hazırlanıp o anda üretilip, kullanıma sunuluyor. Perso’nun içindeki krem/makyaj malzemesi biterse de hiç dert yok: Yenilenebilir kartuşlar halinde satılıyor olacak. L’Oréal Perso’nun önümüzdeki yıl satışa sunulması planlanıyor. Fiyatının ise 200-300 $ aralığında olması öngörülüyor.

ÖNGÖRÜ

Kozmetik ve cilt bakım dünyasında ‘kişiye özel’ akımını görüyorduk lakin evimizde bu konfora sahip olmak, o sabahki tercihimize göre ruj rengi ürettirmek sektörü geleceğe taşıyan bir icat oldu.

L’Oréal Perso yapay zeka ve kişiselleştirme trendlerinin yanına artı atarken, bir yandan da Covid-19 karantina sürecinde yükselen ‘evde kişisel bakım’ akımından da fayda sağlayacak. Karantina sürecinin yeniden gündemde olduğu, 2021’de de salgın krizinin devam edeceği öngörülerinin hakim olduğu bu dönemde, hem vakit geçirmek hem ‘kendimize dönüş’ için 2021’in en heyecan uyandıran ürünleri arasına gireceği kuşkusuz.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

Amazon’dan Yeni Hizmet: Amazon Pharmacy

Amazon’un A’dan Z’ye (dikkat ederseniz Amazon’un logosundaki ok da A’dan Z’yi işaret eder) portföyünde her şeyi barındırma mottosuna bir yenisi eklendi: Amazon Pharmacy

Artık (ABD) Amazon.com ve Amazon app’ten kıyafet alır gibi reçeteli ilaçlar da alınabilecek. İlaçlar sigortadan karşılanacaksa bu da sistem üzerinden yapılabiliyor. Amazon Prime müşterilerine limitsiz sayıda sipariş için, 2 gün içinde ücretsiz teslimat hizmeti sunuluyor.

ÖNGÖRÜ

IQVIA’nın araştırmalarına göre ABD ilaç sektörü 500 Milyar $’lık bir pazar ve yılda %7 gibi bir oranla büyüyor. (2020 sonunda -covid etkisi ile- rekor büyüme görürsek şaşırmayalım) Bu büyüklükteki bir sektörü Jeff Bezos es mi geçer sandınız?

Amazon’un ecza işine göz diktiğinin ilk sinyali 2018’de 753 Milyon $’a Pillpack’i satın almasaydı. Pillpack size özel ilaç ihtiyacınızı: doktorla ve sigorta acentesi ile görüşüp, temin edip, günlük içeceğiniz doz ve saat bilgileri kırılımında tek tek paketleyerek size gönderiyor. Ve bundan hiçbir ücret almıyor! Sadece müşteri ilaç parasını ödüyor, başka bir ek maliyeti yok. Göz doldurucu bir hizmet değil mi? İçinde trendlerden: Kişiselleştirme, Yaşlanan nüfus ve sağlık kaygıları, markanın ‘çok seçenek arasından biz senin yerine düşünürüz, çözeriz ve kapına kadar ulaştırırız’ empatik ve çözümcü hizmet anlayışını barındırıyor.

Dün, 17 Kasım’da, ise Amazon Pharmacy duyuruldu. Pillpack’in aynı hizmeti vermeye devam ederek Amazon Pharmacy çatısı altında devam ediyor olması, şemsiye markaya yeni kardeşler gelebileceği izlenimini doğuruyor. Acaba;

Yakında Amazon markalı C Vitaminleri de görür müyüz?

Amazon Türkiye’den de ‘Amazon Eczane açıldı’ haberi alır mıyız?

Diğer e-ticaret ve perakende şirketleri de kendi ilaç tedarik sistemlerini kurarak, yeni oyuncular olarak rekabete dahil olur mu?

Walgreen’s gibi rakipleri ne bekler? Amazon Pharmacy’nin açılması üzerinden daha 24 saat geçmeden, sektörün dev oyuncularından CVS, Walgreens Boots Alliance’ın hisseleri %9, Rite Aid’in ki %15 düştü! Belli ki sektör pastasında dilimler yeniden dağıtılacak.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


 

Güncel Trendler & Öngörüler

WhatsApp Shopping neleri değiştirecek?

Çinliler ödeme, iletişim, rezervasyon, para transferi, alışveriş gibi bir çok fonksiyonu WeChat üzerinden yürütüyorlar. Bizlerin elinde ise bu kadar geniş yelpazede kullanılabilen ‘tek’ uygulama yok. Telefon aboneliklerindeki binlerce ücretsiz SMS hakkımıza rağmen mesajlaşmanın monopolü olan WhatsApp bu fırsat alanında kendini geliştirmeye odaklanmış durumda.

Gelecek vizyonunda 3 aksiyon planı var: 1. Shopping (Alışveriş), 2. Facebook Hosting Service (kendi platformu üzerinden Whatsapp Business hesaplarına hosting servisi sunacak), 3. Business Sales (WhatsApp Business sunduğu bazı hizmetlerden ücret alıyor olacak)

WhatsApp Pay

Facebook için 400 milyon kullanıcı ile dünyadaki en büyük pazar: Hindistan. Bu sebeple Hindistan pazarında ihtiyaçları fırsata, fırsatları hizmetlere döndürerek ülke içinde iyice köklenip budaklanmak istiyor. İlk adımını 5 Kasım’da Hindistan’da WhatsApp Pay’i hizmete geçirerek attı. WhatsApp Pay ile kullanıcılar, WeChat’te olduğu gibi para transferlerini uygulama üzerinden, bir mesaj basitliğinde, halledilebilecekler.

WhatsApp Shopping

WhatsApp Shopping’in de eklenmesi ile birlikte, kullanıcılar hiç mobil uygulamadan çıkmadan WhatsApp Business hesaplarının kataloglarından direkt alışveriş yapabilecekler. En kritik kısmı, – Instagram Shop da olduğu gibi – uygulamadan çıkmadan etkileşiminin tamamlanabiliyor olması. İşleyişine örneği aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

WhatsApp Shopping her işletme için kullanıma açık değil. WhatsApp Business kullanıcısı olmak ve aktif katalog gerekiyor.

ÖNGÖRÜ

WhatsApp Shopping hiç şüphe yok ki, hızlıca benimsenecek ve çok sık kullanılacak. Sonuçta hangimiz online alışveriş yaparken o sayfadan bu sayfaya savrulmaktan hoşlanıyor, tüm adımları geçecek kadar sabırlı oluyor ki?

Buna ek olarak; zaten hepimizin telefonlarında hali hazırda WhatsApp yüklü ve uygulamada uzun süre geçirdiğimiz için arayüzüne aşinayız. Dolayısıyla kullanıcının ek olarak bir şey yüklemesine, komplike yeni bir şey öğrenmesine veya ek bir adımdan geçmesine gerek yok.

WhatsApp Pay ise özellikle Z jenerasyonu – deyimimle: Zençler – arasında hesap bölüşmek için sıklıkla kullanabilir. Akbank’ın mobil uygulaması Tosla’yı zençlerin severek kullanması buna bir delil.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

Dünyada bir İlk: McDonalds Walt Disney Flagship Restoranı

McDonalds’ın Walt Disney World Resort içinde açtığı flagship restoran ihtiyacı olan enerjinin 100%’ünü kendi üretiyor ve kullanıyor. Yani, jargonuyla tam bir ‘Net Zero’!

Yapı, çatısındaki solar paneller ve fotovoltaik cam paneller ile enerji üretiyor. Dikkatinizi çektiyse; park alanındaki ışık direklerinde dahi, park alanını aydınlatacak solar paneller var. Tüm bu teknik donanımlar sayesinde tesis ihtiyacı olan enerji için dış kaynaklara ihtiyaç duymuyor. İhtiyacı olan enerjisiyi kendisi üretip, kullanıyor.

Bitki kaplı yeşil duvarlarsa CO2 emilimi ile suyu tutuyor ve bio-çeşitlilik dengesi sağlıyor.

McDonalds 2015 yılında kendine 2030 yılına geldiğinde gaz emisyonunda %36 düşüş hedefi koydu. Bu restoran hedefe giden yolda bir test merkezi görevi de görecek. Uygulamalardan alınan faydaların değerlendirilmesini takiben ileriki zamanda diğer restoranlara da yayıldığını görmemiz muhtemel.

ÖNGÖRÜ

‘Net Positive’ günümüzün en ışıldayan ve hayatımızda temelli yer edinecek trendlerinden biri. Trendmiles’ın kurucusu Zehra Elif Zevulun’un şu sözünde dile getirdiği gibi geleceğin tüketim gücünü elinde tutan Gen Z’nin kalbine giden yol iklim değişikliğine yapıcı katkılarda bulunanlardan geçiyor. Hangi marka gezegeni, doğayı, ekonomiyi, bio-çeşitliliği desteklerse Gen Z onları el üstünde tutacak. Şirketinizin makro stratejisinde ‘sürdürülebilirlik ve net positive’ kavramları temel değerler arasında yer almalı.

Zehra Elif Zevulun

Kaynak: McDonalds


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


 

Güncel Trendler & Öngörüler

Alibaba 11.11 Global Alışveriş Festivali’nin Ardından

Alibaba’nın 11.11 Global Alışveriş Festivali’ne dair notlarımı paylaşmak isterim sizlerle;

GENEL BAKIŞ

Alibaba bu etkinliği ‘alışverişi kutlamak’ olarak tarif ediyor ve tüketicinin hem dahiliyetini hem eğlenmesini amaçladıklarını belirtiyorlar. Her sene etkinliğe eğlence ve dahiliyet katacak unsurlar ekliyorlar: Canlı yayınlar, interaktif oyunlar gibi. Bu seneki eğlenceli yaklaşımlardan biri: biriktirdiğiniz kuponlarla sanal bir kediyi büyütebilmekti mesela 🙂

– Bu sene festival sadece bir gün (11 Kasım) değil 1-11 Kasım aralığında sürdü. 

– Festivalin 11 güne yayılması ve uluslararası, nispeten küçük işletmelerin de satışa katılması; yüksek gelir rakamlarındaki iki önemli faktör oldu.

– Toplamda 250.000 marka katıldı.

– Sonuç ciro: 74 Milyar$, dile kolay!:)

– 2019 cirosu 38.4 Milyar $ idi. 

– 2009’daki kazancın 7.6 Milyon $ olduğunu hatırlatarak, cironun 10 sene içinde 9367 kat büyüdüğüne dikkatinizi çekmek isterim.

LOJİSTİK & ALTYAPI

– Alibaba’nın dağıtım hub’ı Cainiao, geçtiğimiz sene 1.88 Milyar siparişin dağıtımını yönetmişti. Bu sene bu rakam 2.32 Milyar.

– Özellikle uluslararası şirketlerin ürünlerinin aynı veya ertesi gün kargolanmasını sağlayabilmek için etkinlik öncesinde ürünlerin Çin’de hazır bulunması gerekliydi. Bunun için 700’den fazla uçak seferi düzenlendi. (Bu rakam uçak yakıtlarının bıraktığı karbon iz açısından beni üzmüş olsa da Alibaba’nın sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetine birazdan değineceğim)

– Dağıtımı yapılacak ürünler Cainiao’nun 7 ayrı hub’ında toplandı.

– Dikkat çekici hizmetlerden bir tanesi ise alışveriş yapan tüketicinin Cainiao depolarına yerleştiren kameralar aracılığıyla siparişlerini takip edebilmesi oldu. 100 Milyon tüketici siparişini izledi!

– Etkinliğin gizli kahramanı ise, e-ticaret platformlarının bilişim yükünü kaldıran Alibaba Cloud oldu. Saniyede, dikkat, saniyede 583.000 siparişi işledi.

 

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

–  Cainiao depolarından kargolanan paketlerin neredeyse 100%’ü bio-çözünebilir malzemedendi.

–  Alışveriş yapan tüketicinin sonrasında paketini geri dönüşüme atabilmesi için 80.000 adet geri dönüşüm istasyonu yerleştirildi. 

YAPAY ZEKA VE 11.11

– Alibaba’nın teknoloji laboratuvarı DAMO yapay zekayı çok etkili bir şekilde hizmetlerle bütünleştirdi.

Virtual Anchor’ – Canlı yayınların 24/7 sürebilmesi için avatarlar tasarlandı. Temsilcinin canlı yanında bulunmadığı durumlarda avatarlar müşterilerle iletişimi sürdürdüler. 

‘Real Time Translation’ – Uluslararası platform Aliexpress üzerindeki iletişimin dil bariyerine takılmaması için simültane çeviri sistemi kullanıldı. Yapay zeka temelli bu çeviri programı yayınlarda çoklu dil tercümesi yaparak her ülkeden insanın yayını anlamasını mümkün kıldı. Arka plandaki gürültüyü kısması da cabası. 

ULUSLARARASI SATIŞLAR

– 84 ülkeden 32.000’e yakın marka Tmall Global üzerinden satışa katıldı. 

– Uluslararası şirketler 1.2 Milyon ürününü Çin tüketicisi ile tanıştırma şansı yakaladı.

– Çin’in toparlanan ekonomisinde satış ve Alibaba’nın 800 milyon tüketicisine ulaşma fırsatı Corona salgını sebebiyle satış kaybı yaşayan şirketlere can suyu oldu.

– Toplamda 74 Milyar $ olan cironun 5 Milyar$’ı ABD’deki şirketlerin satışından geldi. Pek tabii ki bunda ABD’nin ülke ölçeğinin payı var. Amerika’dan satış yapanlar arasında Uncle Bud ürünlerini canlı yayınla tanıtan Magic Johnson da vardı!  

TÜRKİYE

Alibaba Group, Aliexpress Türkiye ve MENA Ülke Müdürü Yaman Alpata ‘dan aldığım bilgilere göre: 

– 11.11 Alışveriş Festivali’ne Türkiye’den binlerce satıcı milyonlarca ürünle katıldı ve 2019’un cirosunu 10’a katladı! 

– Türk satıcıların en çok satış yaptığı kategorilerse: Ev ürünleri, tekstil, ayakkabı, takı, otomotiv, anne-bebek ürünleri, sağlık ve güzellik kategorileri oldu.

LÜKS KATEGORİSİ

– Tmall Luxury Pavillion’a bu sene -2019’un 2 katı- 200 lüks ve tasarımcı markası katıldı. Markalar arasında Prada, Piaget, Cartier, Chloe gibi güçlü lüks şirketleri bulunuyor.

– Tmall Luxury Pavillion’da alışveriş yapan müşterilerin %70’inin buradan ilk alışverişiydi. Yeni müşteri kazanımında değil yıldız, samanyolu gibi parlayan bir rakam!

– Tmall Luxury Pavillion’da en çok satış getiren kategori mücevher/takı oldu. Kıyafet, çanta ve ayakkabının geride kalması, sezonsuz ve uzun dönemli yatırım olarak görülen mücevherin çok satmasını Covid19 sonrası müşteri davranışlarındaki değişikliğe bağlıyorum.

MARKALAR CEPHESİ

– Nike: 15 Milyon $ satışa ulaşması sadece 1 dakikasını aldı.

– Lancome: 7 saat içinde 151 Milyon $’lık satış yaptı.

– Net-a-porter 11 dakika içinde 2019’daki satışını geride bıraktı.

– Apple, L’oreal ve Estee Lauder gibi markalar da dakikalar içinde rekor satışlar yapan markalar arasında yer alıyor.

Kaynak: Alizilla

Güncel Trendler & Öngörüler

Teknoloji ve İnovasyon İş Alanlarını Nasıl Etkileyecek?

TrendMiles’ın kurucusu Zehra Elif Zevulun, 2-3 Mayıs 2019’da Volkswagen Arena İstanbul’da gerçekleşen İnsan Kaynakları Zirvesi‘nde Way to Say tarafından düzenlenen ve Akbank tarafından desteklenen ‘İnsan ve Marka’ oturumunda ‘Teknoloji ve İnovasyon İş Alanlarını Nasıl Etkileyecek?’ üzerine bir konuşma yaptı.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

İnsan Kaynakları Zirvesi’nde TrendMiles

İnsan Kaynakları Zirvesi bu sene 2-3 Mayıs 2019 tarihlerinde Volkswagen Arena İstanbul’da gerçekleşecek. Zirvenin odağı: ‘Dijital Dünya, Teknolojik Dönüşüm ve İnsan Kaynakları’ olacak. TrendMiles’ın kurucusu Zehra Elif Zevulun, ‘Teknoloji ve İnovasyon İş Alanlarını Nasıl Etkileyecek?’ başlıklı konuşması ile 2 Mayıs 17:00-17:20 arasında UNIQ Artist Lounge’da olacak. Zirvenin misafirlerinden olacaksanız, oturuma katılmanızdan ve bizzat tanışma fırsatından memnuniyet duyarız.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları