Güncel Trendler & Öngörüler

Amazon’dan RoboTaxi: Zoox

Milyar cirolu şirketler otonom araçların peşinde. Waymo (Google / Alphabet), Cruise (GM), Tesla, Uber derken Amazon da Zoox otonom araç şirketini Haziran 2020’de 1 Milyar $’a (kimisine göre 1.2 Milyar $) satın aldı.

Zoox bu hafta otonom aracını tanıttı. 100{f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962} elektrikli olan araç, hub’ından (durağından mı desek?) ayrıldığında şarjı 16 saat sürüyor. Tasarımın ‘arabadan’ ayrılan yanı direksiyon ve pedallarının olmaması. Keza 100{f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962} otonom araçta bunlara ne gerek var? Tasarım genel bakışta da klasik otomobil prototipinden oldukça farklı. Bu farklı görüntüsü ile uzaktan dahi görüldüğünde farkındalık yaratacağı ve ilgi çekeceği kesin.

Robo-taksiyi çevirmek için seyahat edecek kişinin tek yapması gereken (Uber’deki gibi) applikasyonu kullanmak. Bu arada belirtmek gerek ki Zoox’un arzusu aynı Uber’in kendi alanında olduğu gibi RoboTaksi hizmetinin ‘temsili ismi’ haline gelmek.

Biz taksi deyince bireysel seyahati düşünüyoruz. Zoox’u ise dilerseniz sadece siz ya da ‘dolmuş’ gibi başka yolcularla paylaşabileceğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Keza Covid-19 tehlikesi geçmediği sürece kimse tanımadığı 4 kişi ile aynı kapalı araç içinde seyahat etmek istemeyecektir.

Bu noktada ne zaman trafikte göreceğimizi merak etmiş olabilirsiniz. Lakin bir müddet daha merak etmeye devam edeceğiz çünkü tanıtımda buna dair net bir tarih verilmedi.

ÖNGÖRÜ

Çin çoktan 100{f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962} otonom robotaksileri kullanmaya başladı. Şangay yollarında Didi, Baidu, AutoX gibi farklı şirketlerin robotaksileri aktif şekilde dolaşıyor. Amerika’nın belli yörelerinde de (San Jose, California ve Phoenix, Arizona) otonom taksilerin trafiğe katılmasına yeşil ışık yakıldı. Sektör şehir şehir, araç araç büyüyecek. Öyle büyüyecek ki 2010’dan bugüne otonom taksi işine yapılan 56 Milyar $* yatırım (* McKinsey), devede kulak kalacak. McKinsey’nin projeksiyonuna göre 2040’a gelindiğinde sırf Çin’in otonom araç hizmetlerinden geliri 1.1 Trilyon $ olacak.

Robotaksilerin gücünü arttıracak teknoloji ise 5G olacak. Nesnelerin internetinin gelişmesi her türlü otonom sistemi bir ileri seviyeye taşıyacak.

Gelir Modeli | Otonom araç hizmetlerinde gelir modeli sadece araç üretiminden ibaret değil. Sistemin işletilmesi için türlü hizmet sunucusu gerekecek. Örneğin Waymo, araçlarının işletim hizmeti için Avis Budget Group ile anlaştı. Bir diğer örnek, Çin’de aktif olan AutoX’in Alibaba’ya ait Autonavi app tabanlı çalışması.

Tesla otonom araçlarının taksi olarak işletilmesinde ise daha farklı bir gelir modeli var. Tesla araçlarının bizzat sahipleri, araçlarını sisteme tanıtarak taksi olarak kullandırıp bundan para kazanıyor olacak. Bu gelir modeline göre satış fiyatı 30.000 $ olan Tesla Model 3’ün 11 senede amortize edilebileceği öngörülmüş. Tesla da otonom taksi sistemine kaydolan araçların kazançlarından {f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962}25-30 civarında komisyon alacak.

Tesla Ride Sharing App

Potansiyeli elmas gibi parlayan bu sektörün önündeki kasislerden biri devlet yasaları. Sürücüsüz aracın trafiğe çıkması için devletin göz önünde bulundurması gereken faktörler var. Örneğin kaza riski… (Tesla’nın ölümlü kaza vakaları bu konuda ibret niteliğinde) Buna ek olarak, araçların trafiğe çıkmasının yaratacağı ekstra trafik yoğunluğu. Devlet tarafında çekince yaratan faktörlerden bir diğeri ise robotaksilerin toplu taşımadan yolcu çalma potansiyeli. Halbuki devletlerin çevre, maliyet ve trafik perspektifinde teşvik etmek istediği şey: Toplu taşıma kullanımının artması. Şahsen robotaksilerin çok da toplu taşımaya tehdit oluşturacağını düşünmüyorum. Keza km başına bireye masraf olarak toplu taşıma her zaman cazibesini koruyacaktır.

Robotaksiler asıl özel araçlara ve taksilerin ta kendisine tehdit teşkil edecektir. Nitekim McKinsey’in Los Angeles modellemesine göre 2030 yılında robotaksiler özel araç kullanımını {f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962}20 oranında azaltacak. Rahatlık, kullanım başına harcama, adaptasyon döneminde hizmetin ücretsiz veya düşük baremde tutulması, paylaşımlı olması, ehliyeti olmayanlara, çocuklara ve yaşlılara güvenilir ve takip edilebilir seyahat sunması… nice avantajları arasında.

‘Otonom taksiler Türkiye’de, hayatımızın bir parçası olsa nasıl olur?’ diye düşünürken ‘Yakın mesafe gitmem’, ‘Bozuğum yok’ diyen asık suratlı taksi şöförleri, sigara yasağına rağmen sigara kokulu, kirli koltuklu taksiler aklıma geliyor! Durum bu olunca; bu teknolojiyi dört gözle bekliyoruz.

Türkiye yollarındaki robotaksilerde beklenmedik bir özellik ortaya çıkarsa dünya şaşırmasın:

”Yürüsene kardeşim!@” el hareketi ve korna 🙂


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

LiveStreaming Türkiye’de İlgi Görür Mü?

LiveStreaming nedir? Nasıl işler? Gelir modeli nedir? Hangi markalar, platformlarında nasıl uyguluyor? Türkiye’de tutar mı? Gelin bakalım.

Live streaming’i canlı yayınlanan video üstünden izleyicinin alışveriş yapmasını mümkün kılan sistem olarak tanımlayabiliriz. Özellikle Çin’de livestreaming üzerinden alışveriş oldukça faal. Dile kolay 560 Milyon kullanıcı var! Kaç ülkenin toplam nüfusu eder? 🙂

Sistemin işleyişi oldukça basit: Influencer (Çin’deki adı ile KOL, Key Opinion Leaders) stüdyosunda, canlı yayın yapmasını mümkün kılan teknoloji donanımı ile e-ticaret platformu üzerinden satış yapar. Bu kendi satış gamı da olabilir, işbirliği yaptığı markanın affiliate pazarlaması da olabilir. İkinci durumda satış üzerinden komisyon, canlı yayının yüzü/sunucusu olmak için sabit ücret (endorsement fee) veya C. Hepsi; influencer için gelir modeli olabilir.

Bu gece 21:00’de Gittigidiyor Müge Boz ile ‘Canlı Alışveriş’ akımında ben de varım diyecek. Bu örnekte influencer’ın canlı yayında sunarak tanıtacağı ürünler Gittigidiyor üstünden satılacak.

Bir diğer modele örnek ise; kendi güzellik markası olan bir influencer’ın canlı yayında, muhtemelen linkin.bio, İyzico, PayTR gibi bir online ödeme platformu üzerinden satış yapması.

Dünya devlerinden örneklere bakalım, nasıl uyguluyorlar?

Amazon, Amazon.com/Live web uzantısı üzerinden canlı yayınlar yapıyor. Ana sayfa ekranında o anki canlı yayını ve geçmiş canlı yayınları görebiliyor, dilediğinizi seyredebiliyorsunuz. Gelecek yayınlar ise yayın saatleri ile duyuruluyor. İlgisini çeken içerikten tüketiciyi yakalamak için moda, yemek, sağlık, bebek gibi çeşitli alt kategoriler bulunuyor.

Amazon Live, yayınlarda bahsi geçen ürün canlı yayında işlenirken, altta ürünün görseli, fiyatı ve ‘Featured’ çerçevesi ile müşterinin görmesi ve linkle satın almaya gitmesini öyle kolaylaştırılmış ki… Aramasına, arama esnasında kaybolmasına, fikrini değiştirmesine, almaktan vazgeçmesine olanak verecek zorlaştırıcı etkenler ortadan kaldırılmış. Tüketiciye ‘no friction’, pürüzsüz ilerleyen bir alışveriş deneyimi sunuyor. Kanalında canlı alışveriş başlatmayı düşünen markalara bu ürüne yönlendirme şeklini benchmark almalarını tavsiye ederim.

Canlı alışverişin satışa dönmesi için yayında tanıtılan ürünün görselini ve fiyat bilgisini ön plana çıkarmak, kolay ve hızlıca ürün sayfasına yönlendirmek şart.

Bir de Alibaba’ya bakalım. Özellikle 2020 Singles Day 1.1 Alışveriş Festivali‘nde o kadar başarılı kullandılar ki canlı yayın alışverişini, Magic Johnson dahi yer aldı 🙂 Tmall Global’ın “Walk of Fame” influencer programı çerçevesinde eski LA Laker basketbol oyuncusu ‘sihrini’ Uncle Bud ürünlerini tanıtarak satışta kullandı. Canlı yayının nasıl işlediğini, Jordan’ın kendisinden bu videoda dinleyebilirsiniz:

Alibaba’dan bahsetmişken Çin’de live streaming pazar değerinin 2019’da 65 milyar $ iken, bu sene 2 katına 130 Milyar $’a ölçeklendiğini de belirtmeden geçmeyelim.

ÖNGÖRÜ

Peki, Live Streaming Türkiye’de tutar mı?

Evet, tutar. Hiç şüphem yok ki tutar. Türkiye’de aktif sosyal medya kullanımı, influencer etkisi ve ünlülerin kullandıklarına sahip olma arzusu baskın olduğu için canlı yayınla satışın ilgi göreceğine kesin gözü ile bakabiliriz. Müşterilerin türlü iletişim kanalından tutulduğu ürün ve mesaj bombardımanı altında sıkışıp bunaldığı bu dönemde yeni bir diyalog kanalı açılması da ilgi görmesi için bir diğer sebep.

Trendyol’dan Hepsiburada’ya e-ticaret platformlarında; Koton’dan LcWaikiki’ye perakende markalarının websitelerinde, Modacruz ve Dolap gibi ikinci el satış platformlarında, IG Live gibi live içerik üretilebilen sosyal medya kanallarında… özetle satışa dönüş oranı oldukça yüksek bu uygulama, ürün satan her markanın online alışveriş ve SHOP özelliği olan Instagram ve Facebook gibi sosyal medya platformlarında kendine yer bulacaktır. Bu sebeple 2021 Pazarlama bütçelerinde ‘livestreaming’e de yer açılmalı.

Gelecek trendler ve etki edeceği müşteri davranışları ışığında markalara stratejik yön gösteren Brands & Trends Bootcamp‘te bu ve nice stratejiyi sizlerle paylaşıyoruz. Workshop’a dair detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: Brands & Trends Bootcamp: Masterclass & Workshop


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

Amazon’dan Yeni Hizmet: Amazon Pharmacy

Amazon’un A’dan Z’ye (dikkat ederseniz Amazon’un logosundaki ok da A’dan Z’yi işaret eder) portföyünde her şeyi barındırma mottosuna bir yenisi eklendi: Amazon Pharmacy

Artık (ABD) Amazon.com ve Amazon app’ten kıyafet alır gibi reçeteli ilaçlar da alınabilecek. İlaçlar sigortadan karşılanacaksa bu da sistem üzerinden yapılabiliyor. Amazon Prime müşterilerine limitsiz sayıda sipariş için, 2 gün içinde ücretsiz teslimat hizmeti sunuluyor. Amazon Pharmacy’nin işleyişine dair daha detaylı bilgi için videoyu izleyebilirsiniz.

ÖNGÖRÜ

IQVIA’nın araştırmalarına göre ABD ilaç sektörü 500 Milyar $’lık bir pazar ve yılda {f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962}7 gibi bir oranla büyüyor. (2020 sonunda -covid etkisi ile- rekor büyüme görürsek şaşırmayalım) Bu büyüklükteki bir sektörü Jeff Bezos es mi geçer sandınız?

Amazon’un ecza işine göz diktiğinin ilk sinyali 2018’de 753 Milyon $’a Pillpack’i satın almasaydı. Pillpack size özel ilaç ihtiyacınızı: doktorla ve sigorta acentesi ile görüşüp, temin edip, günlük içeceğiniz doz ve saat bilgileri kırılımında tek tek paketleyerek size gönderiyor. Ve bundan hiçbir ücret almıyor! Sadece müşteri ilaç parasını ödüyor, başka bir ek maliyeti yok. Göz doldurucu bir hizmet değil mi? İçinde trendlerden: Kişiselleştirme, Yaşlanan nüfus ve sağlık kaygıları, markanın ‘çok seçenek arasından biz senin yerine düşünürüz, çözeriz ve kapına kadar ulaştırırız’ empatik ve çözümcü hizmet anlayışını barındırıyor.

Dün, 17 Kasım’da, ise Amazon Pharmacy duyuruldu. Pillpack’in aynı hizmeti vermeye devam ederek Amazon Pharmacy çatısı altında devam ediyor olması, şemsiye markaya yeni kardeşler gelebileceği izlenimini doğuruyor. Acaba;

Yakında Amazon markalı C Vitaminleri de görür müyüz?

Amazon Türkiye’den de ‘Amazon Eczane açıldı’ haberi alır mıyız?

Diğer e-ticaret ve perakende şirketleri de kendi ilaç tedarik sistemlerini kurarak, yeni oyuncular olarak rekabete dahil olur mu?

Walgreen’s gibi rakipleri ne bekler? Amazon Pharmacy’nin açılması üzerinden daha 24 saat geçmeden, sektörün dev oyuncularından CVS, Walgreens Boots Alliance’ın hisseleri {f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962}9, Rite Aid’in ki {f709d641c5a5defe667953388a63a37d56c20d8ddbce1d44fc9e3f7a86627962}15 düştü! Belli ki sektör pastasında dilimler yeniden dağıtılacak.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları