Güncel Trendler & Öngörüler

Apple ve Google Covid-19’a Karşı

Filmlerdeki gibi iyi güçlerin kötü güçlere karşı birlikte hareket etme vakti! Apple ve Google elele vererek sağlık organizasyonlarına virüsün yayılımını takip etmekte faydası olacak bir uygulama üretti. IOS 13.7 ve IPADOS 13.7 update’ini yaptıysanız iPhone/iPad’inizin Ayarlar bölümünde görebilirsiniz: ‘Exposure Notifications’

Ayarlarınızdan uyarıyı aktif ettiğinizde, bluetooth üzerinden diğer aktif kullanıcılarla etkileşiminizi 14 gün takip edecek şekilde kaydediyor. Bu süreç içinde eğer o kişi Covid-19 pozitif olursa size sistem üzerinden uyarı geliyor. Lakin bu süreçte hiçbir şekilde kişisel bilginiz paylaşılmıyor. Kişiler sadece rastgele atanmış numaralar olarak gözüküyor sistemde. Covid-19’a yakalanan bireyi afişe etmek gibi bir durumdan özellikle kaçınılıyor. Keza afişe olmak bir çok insanı rahatsız edebilir ve uygulamayı kullanmamak için majör sebep olabilir. Halbuki bu sistem ne kadar çok sayıda kişi tarafından aktif kullanılsa sağlık organizasyonlarının filyasyon takibi için o kadar fayda sağlar. Bu sebeple hassas bir konu olan kişilerin bilgilerinin gizlenmesi konusuna özenle eğilinmiş.

Sistemin nasıl işlediğine dair detaylı bilgiye buradan ulaşabilir ve aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

ÖNGÖRÜ

Bize ODTÜ’de (İşletme) şirketlerin her daim rekabet içinde değil, yeri geldiğinde işbirliği içinde çalışmalarının stratejik önemi öğretilmişti. Bilgeliğin ise bunu ayırt etmekte yattığının altı çizilmişti. Covid-19’a karşı teknolojik çözümlerin peşinde koşarken bu iki dev firmanın da kendine yetecek deneyimi, bütçesi, ekibi var. Lakin iki firmanın da ayrı ayrı çözümlerle gelmesinin kime ne faydası var? Şirket bilançosuna mı? Sağlık organizasyonuna mı? Topluma mı? Oysa ortak amaçta kitlenilse (Apple ve Google’ın sahip olduğu penetrasyon ve teknoloji kullanılarak Covid-19’un yayılımını takipte aktif rol oynamak, sağlık organizasyonlarına direkt akan birinci elden bilgiye kanal olmak), kaynaklar birleştirilse, daha hızlı ve paylaşımlı maliyetle TEK çözüm sunulsa… Aklın yolu bir değil mi? Bu aksiyonla Apple ve Google – görünürde rakip olan iki şirketin – ne zaman tek şirket gibi omuz omuza hareket ederse kolektif bir fayda doğurduğuna stratejik bir örnek teşkil ettiler.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

Türkiye – Google Trends 2020 Top 10

Google yıl sonunda o senenin en çok aranan 10 başlığını kategori bazlı açıklar. Türkiye’de en çok arananları merak ediyor musunuz? İşte:

Genel bir bakışta zaten görüyoruz ki en çok aranlar 2020’de başımıza musallat olan Covid-19 çerçevesindeki konular: EBA (uzaktan eğitim), Dolar (olumsuz etkilenen ekonomi karşısında değer kaybeden TL ve yükselen $ kuru), Corona virüsü, Zoom (iş, aile ve sosyal çevremizle sanal görüntülü iletişim için), sokağa çıkma yasağı (malum hangi yaş çıkabilir, hangi yaşa yasak, saat kaça kadar izin var, saat kaçtan sonra yasak – konularında kafa karışıklıkları oldu. Dolayısıyla Google’da çok araştırıldı), Sağlık Bakanlığı – En çok aranan isimlere baktığımızda da #1 isim de Sağlık Bakanı, Fahrettin Koca. (Twitter’da da büyük yükseliş gösterdi)

Top 10’da Covid-19 haricinde kalan başlıklarda ise İzmir ve Manisa depremi ile gündeme gelen deprem kaygısı karşımıza çıkıyor.

Ve listenin sonunda ABD seçimlerini görüyoruz. Bu arama başlığı, Trump X Biden çekişmesinde kazananın kim olduğunu Türkiye’nin yakından takip ettiğini gösteriyor.

‘Nasıl?’ sorusu temelli aramalarda ise istisnasız tümünün Covid-19 kaynaklı sorular olduğunu görüyoruz.

Hatırlarsınız #evdekal’dığımız dönemde sosyal medya evde yapılmış ekmek fotoğrafları ile doluydu. Dolayısıyla Google’da en çok aranan tarif de bunu yansıtıyor 🙂

Top 10 listede ramazanın lezzeti pide ile güllaç ve paylaşmanın sembolü aşure bulunuyor. Listede beni gülümseten ise ‘Çökertme Kebabı’ oldu 🙂 Kurabiye, kek tarifinin de listede olmasını beklerdim, demek herkes o tariflere hali hazırda hakim; bunu görmüş olduk 🙂


Eğitim ve Konuşma Başlıkları


Güncel Trendler & Öngörüler

‘Bana özel’ Makyaj Malzemesi L’Oréal ile Mümkün!

Şirketlerin teknolojik gelişmelerini gözler önüne serdiği, Las Vegas’ta gerçekleşen CES 2020 fuarında L’Oréal yeni ürünü Perso’yu lanse etmişti. L’Oréal Perso Time’ın her sene yayınladığı, ‘Yılın En İyi 100 İcadı‘ listesinin 2020 versiyonunda kendine yer buldu.

L’Oréal Perso‘nun Time’ın ‘2020’nin En İyi 100 İcadı’ listesinde yer almasının haklı inovatif sebepleri var. Kahve termosuna benzeyen tasarım, kullanıcısına özel ruj, fondöten gibi cilt bakım ve kozmetik malzemesi üretebiliyor. Bunun için tek ihtiyacı: Selfie! Ürünün mobil uygulaması ile çektiğiniz selfie üzerinden Perso yapay zekayı kullanarak cildinizin özelliklerini ve ihtiyaçlarını belirliyor. Buna ek olarak kullanıcı da üründen beklentisini: Cilt kuruluğu, lekelenme karşıtı vb sisteme kaydediyor. Yapay zeka sisteminin beni en hayran bırakan tarafı ise Breezometer ve geo-tech ölçümleri ile hava durumunu, nem, kuruluk, güneş ışınlarının UV seviyesi gibi faktörleri ölçüp, size özel ürün hazırlanmasında değerlendirmeye katması. Perso’nun bulguları ve kullanıcının tercihleri sonucunda ise kişiye özel krem/ruj/fondöten günlük dozda kullanıcı için hazırlanıp o anda üretilip, kullanıma sunuluyor. Perso’nun içindeki krem/makyaj malzemesi biterse de hiç dert yok: Yenilenebilir kartuşlar halinde satılıyor olacak. L’Oréal Perso’nun önümüzdeki yıl satışa sunulması planlanıyor. Fiyatının ise 200-300 $ aralığında olması öngörülüyor.

ÖNGÖRÜ

Kozmetik ve cilt bakım dünyasında ‘kişiye özel’ akımını görüyorduk lakin evimizde bu konfora sahip olmak, o sabahki tercihimize göre ruj rengi ürettirmek sektörü geleceğe taşıyan bir icat oldu.

L’Oréal Perso yapay zeka ve kişiselleştirme trendlerinin yanına artı atarken, bir yandan da Covid-19 karantina sürecinde yükselen ‘evde kişisel bakım’ akımından da fayda sağlayacak. Karantina sürecinin yeniden gündemde olduğu, 2021’de de salgın krizinin devam edeceği öngörülerinin hakim olduğu bu dönemde, hem vakit geçirmek hem ‘kendimize dönüş’ için 2021’in en heyecan uyandıran ürünleri arasına gireceği kuşkusuz.


Eğitim ve Konuşma Başlıkları